|
|
|
|
Cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze
dek dünya sahnesinde ulusumuza kattığı değerleri
büyük onurla taşıyor ve koruyoruz. Aynı
duyarlılığı gelecek kuşakların da gösterilmesi
için bizleri Cumhuriyete taşıyan şartların
simgeleşmiş olanlarını canlı tutmak gereğine inanıyoruz.
İnebolu bu önemli simgelerden biridir.
Yurdumuzun işgal altında ve paylaşılmış
olduğu bir dönemde cephanelere el konulmuş ve
halkın silahları teslime zorlanmıştır.
Tarih boyunca esaret yaşamamış
olan bu halkın yüreğinde özgürlük
ateşi yanmakta ne çare ki elinde silah bulunmamaktadır.
İşte böyle bir anda İnebolu'nun yiğit kayıkçıları
ve kağnılarla cefakar bacıları cepheye silah ve cephane
ikmali görevini üstlenip başarı ile tamamlarlar.
Anadolu'ya geçecek asker
ve sivil gönüllüler, silah, cephane
ve tüm malzemeler cepheye en yakın liman olan
İnebolu'da toplanarak buradan sevkiyat yapılıyordu.
Küre, Seydiler, Kastamonu ve Ilgaz'ın patika
yollarında günlerce süren binbir cefa ile
Ankara'ya (cepheye) ulaştırılıyordu. İnebolu İstiklal
Savaşı'nın kilit noktası olmuştur. Bu nedenle de İnebolu
kayıkçıları, İstiklal Savaşı kazanıldıktan
sonra T.B.M.M 16.05.1924 günü çıkardığı
66 numaralı kanunla İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
Mustafa Kemal'in "Gözüm
Sakarya'da; Kulağım İnebolu'da" sözleri
Kurtuluş Savaşı'nda İnebolu ve cephane ikmalinin ne
kadar önemli olduğunu anlatmaktadır. |


|
|
|
Tarihi gerçekleri simgelerle
de olsa genç ve gelecek kuşaklara anlatmak,sahip
olunan geçmişi bir kez daha anımsatmak ve önümüze
koyduğumuz hedeflere doğru yol alırken geçmişimize
bir kez daha sahip çıkmak için, ülkemizin
düşman işgalinden kurtulması için vermiş
olduğu mücadelede önemli bir yeri olan İnebolu'nun
"YİĞİT İNEBOLU", İnebolu, Küre,
Seydiler, Kastamonu, Ilgaz - Çankırı - Ankara
karayolunun da "İSTİKLAL YOLU" olarak
adlandırılmasını, Rahime Kaptan, Halime Çavuş,
Şehit Şerife Bacı, Kahraman Denizciler ve İstiklal
Savaşı'nda en çok kayıp veren Kastamonu Şehitleri
anısına istiyoruz.
Saygılarımızla,
Mehmet REİS
KASİAD
GENEL BAŞKANI
(KASTAMONU'LU
SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ)
|
Şehir ve bölge planlama bölümümüzde,
2001-2002 ders yılında proje alanı olarak İnebolu
Kenti ve Çevresi seçilmiş, bir yıl boyunca
üretilen çalışmalar İnebolu!da sergilenmiş
ve İnebolu Belediyesi'nin düzenlediği bir toplantıda
tartışılmıştır. Bu projelerde kent ve yakın çevresi,
bir alt bölge yaklaşımı içinde ele alınmış,
doğal ve tarihi çevrenin korunması bakış acısı
içinde kent bölgecikleri için farklı
konularda, problem çözümüne
yönelik alt ölçekli planlama ve tasarım
projeleri geliştirilmiştir. 45 öğrenci
ve 8 öğretim üyesi ile yürüttüğümüz
bu çalışmalarda, makro düzeyde kent ve
çevresinin olanakları, gelişme potansiyelleri
ve coğrafi koşullar değerlendirilmiş ve doğal ve tarihi
çevrenin korunması hedefini güçlendirecek
ve destekleyecek bir ekonomik gelişme hedefi olarak
doğa ve tarih turizminin önemi üzerinde
durulmuştur. Diğer yandan kırsal kalkınmaya yönelik
projeler geliştirilmiştir.
Kent ve yakın bölgede, uygun
ve yeterli arazı bulunmayışı, bölgenin gelişmiş
pazarlara uzak oluşu ve doğal veriler açısından
sakıncaları da dikkate alınarak kapsamlı bir sanayi
gelişimi önerilmemiştir
Bilindiği üzere, İnebolu kenti
gerek yakın bölgedeki yer altı zenginlikleri
gerekse de İç Anadolu'nun Karadeniz'e en yakın
noktası olması nedeniyle, antik dönemlerden başlayarak
tarih boyunca önemli bir ticaret ve liman kenti
olmuştur. Roma Yolu olarak adlandırılan ticaret yolu
İnebolu'daki doğal liman ve kaleden başlayarak Özlüce
üzerinden Küre'ye oradan da Anadolu'ya açılmaktadır.
Bu yol Kurtuluş Savaşı'nda da zafer yolu olarak tarihe geçmiştir.
İnebolu kenti, farklı tarihsel
dönemlere ait tüm öğeleri içinde
barındıran bir açık hava müzesi niteliğindedir.
Kent ve çevresindeki tarih ve kültür
varlıkları bir tarih sürekliliği sunmaktadır.
Kentte, özgün ve sivil mimarlık örnekleri
olan İnebolu evlerinin yanı sıra, tescilli tarihi
mezarlıklar ve çeşmeler, hamamlar, manastır,
diğer yöresel yapılar ve kale kalıntıları bulunmaktadır.
Bu kale kalıntıları, Abaştepe bölgesinde,
(Şimdiki Boyran Mahallesi'ni içine alan Avara
Mahallesi'ne uzanan alan). Karadeniz İlkokulu ve Meteoroloji
Müdürlüğünün bulunduğu bölge ile
kentin güneyindeki Geriş Tepesi'ndedir. Boyranaltı
Mahallesi'ndeki birinci bölgede "müze
denetiminde kazı yapılacak alan" olarak belirlenmiş
bir 1. derece arkeolojik sit alanı bulunmaktadır.
Diğer yandan, 1880'lerde iki kez
yangın geçiren kent merkezi, "ızgara plan"a
uygun olarak yeniden tasarlanmıştır. İnebolu kenti,
o tarihlerde yapılaşma biçiminde ve yapı malzemesine
kural getirilen bir kaç Osmanlı Kenti'nden biridir.
Önemli tarihsel ve doğal verilerine
karşın, kent ve çevresi ciddi gelişme problemleri
yaşamaktadır. Kentte 400'ü aşkın tescilli sivil
mimarlık örneği yapı bulunmaktadır. Bu yapıların
ciddi ekonomik sorunlar nedeniyle korunamama tehdidi
altında olduğu bilinmektedir. Bu koşullar altında,
kentteki tarihi değerlerin korunmasına yönelik
kararlar, yanlış bir bilinçle, bölgenin
ve kentin gelişmesi önünde engeller olarak
görülebilmektedir.
Oysa bu değerleri ve zenginlikleri
gelişmenin en önemli öğeleri haline getirmek
olanaklıdır. Bu çerçevede, kültür,
doğa ve tarih turizmi, kent ve yakın çevresi
için önemli bir gelişme seçeneği
olarak koruma ve yaklaşımına ve kararlarına en önemli
katkıyı sağlayabilecek ve bu kararları güçlendirecektir.
|








|
| Bu
kapsamda;
- İnebolu
kenti bir doğa, tarih ve kültür turizmi
merkezi olarak geliştirilmeli ve desteklenmelidir.
-
Kentte Roma Dönemi’ne ait fırın, dükkan
ve tapınak kalıntıların bulunduğu manastır tepesi’nde
gerekli
düzenlemeler ve restorasyonlar yapılmalıdır.
-
Kentin konut dışı tarihsel yapı örneklerini
oluşturan, rüştüye mektebi, eski belediye,
Osmanlı Bankası, Türk Ocağı binalarının, kültürel
ve eğitsel işlevlerle yeniden donatılarak kent yaşamına
kazandırılması
önemli katkılar sağlayacaktır.
-
Kent çevresindeki, arkeolojik sit alanlarında
yürütülecek arkeolojik araştırmalar
Anadolu tarihine ışık
tutacak niteliktedir. Bu nedenle, kazı çalışmalarının
bir an öge başlatılmasında yarar bulunmaktadır.
Öncelikle, Boyran Mahallesi’ndeki arkeolojik
sit alanında kazı faaliyetlerinin başlatılması
Anadolu tarihine ışık tutmasının yanı sıra kentteki
koruma bilincinin oluşumuna katkıda bulunacak
ve doğa-tarih-kültür turizmine yönelik
bir ekonomik gelişmenin başlatılmasında itici bir rol
oynayabilecektir.
-
Abaştepe ile İnebolu Çayı arasındaki bölgenin
ekoloji parkı olarak değerlendirilmesi, tepenin
kuzey yamacındaki
tarihi çevrenin restore edilerek dünya
kültür mirasına kazandırılması son derece önemlidir.
-
Kent ve yakın çevresinde, doğa ve tarih verilerine
yönelen bir turizm acısından önemli sivil
mimarlık örnekleri
olan İnebolu evlerinin turizme yönelik konaklama
amacıyla kullanımı, koruma kararlarına katkıda
bulunacak ve restorasyon çalışmalarının gerektirdiği
yatırımın geriye dönüşünü güvence altına
alacaktır. Yumuşak turizm olarak da adlandırılan
bu turizm etkinliğinin, kapsamı gereği, ülkemizin
diğer turizm bölgelerinde yaşanan olumsuz yapılaşma
örneklerinin bu bölgede oluşumuna izin
vermeyeceği açıktır.
- Mustafa
Kemal Atatürk Şapka Devrimi'ni millete duyurduğu
Türk Ocağı binasının Cumhuriyet Devrimleri
ve Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne dönüştürülmesi
kent açısından önemli bir simge
oluşturacaktır.
Gereği
için bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla,
Doç.
Dr. Çağatay KESKİNOK
ODTÜ
Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Öğretim Üyesi
|
 |
|